İyileşmek için Alışmak
- Büşra Lafcı
- 16 Nis 2024
- 2 dakikada okunur
Zaman her şeyin ilacı derler ya, gerçekten de öyleymiş. İnsan yaşadığı her acıyı sonsuza kadar sürecekmiş zanneder, hiç bitmeyeceğini düşünür. Aslında bu bir süreçtir. İlk olarak böyle dünüşsek de sonrasında toparlanacağımızı biliriz fakat bildiğimiz halde acıyı sürdürmeye devam ederiz. Çünkü bununla savaşmak gerekir. Savaşırken savrulmak, savrulurken daha çok hırpalanmak gerekir. Gönüllü olmadığımız bir uğraş bu fakat sonrasında tam anlamıyla olmasa da geçer. Zaman sindirmeni sağlar. Hakimiyeti kurmana, stres yönetimini sağlamana yardımcı olur. Olgunlaştırır, değiştirir ve tecrübe sahibi yapar. Ancak tecrübe edilen deneyimlerin tekrar yaşanması durumunda fark edilebilir bir tepkisel değişim meydana gelir. Buna da alışma deniyor halk arasında. Alışmak da kimilerine korkutucu gelir. Mesela bana öyle gelmişti. Bir şeylere alışmanın yarattığı sıradanlığı kabul etme fikri beni rahatsız ederdi ya da belki de alışmak zorunda olmak istemezdim. Bunu okurken aklımdan geçen şeylerin karşımdaki okuyucu açısından ne anlama geldiğini bilemediğim için tam anlamıyla ifade edebileceğimi sanmıyorum. Hatta ben bile artık eskisi gibi yoğun duygular beslemediğim için bir anlamı kalmadı sanırım. Alıştım çünkü. Heyecanlı hissedemiyorum haliyle. Haksızlıkmış gibi geliyor. Hayatımdaki yaşadığım olayların kıymetine, kişilere, anılarıma...
Nihayetinde alışmanın da ne kadar iyileştirdiğini görebildim. Direndim ilk başta, fazlasıyla. Ama zamanla istemeden de olsa öğrendim. Birinin yokluğuna, insanların kötü olabileceğine, eleştirilere alıştım. Aslında alışmanın ardında kabullenmek yatıyordu benim için. Öncelikle kabullendim, hayat işte dedim. Ne yaşarsam yaşıyım sonunda hayat işte dedim. Çok uzun ve zor görünen ama aslında göz açıp kapayıncaya kadar geçip giden şu yaşamda hiçbir şeyin çok da önemli olmadığını gördüm. Kaçarı yok, daima yenisi hatta bir öncekinden daha da zoru ile mücadele etmek gerekiyor. Sorguladım yeterince ama yoruldum. Yorulmaya da alıştım. Yorulduğumda ağlamaya da. Ağlayınca başımın ağrımasına da. Başımın ağrısıyla uyumayı öğrendim, Uyuduktan sonra uyanacağımı bildiğim için her şeye rağmen yaşamaya da alıştım. Hayat işte. Alışıyor insan ama iyileşiyor. İyileşmesi gerektiğini biliyor yoksa bununla yaşamaya da alışmak zorunda olduğunu biliyor.




Yorumlar